köşesinde aşığı olmayan sokakta oturuyordun
lambaları vardı sokağın kırmızı ve yanmayan
kar yağdığında düşlerimize
sevişirdik
ve yağmur yağdığında
ve güneş çıktığında
kahvaltı yapardık
sen menemen severdin ben sevmezdim
bir de her perşembe rakı içerdik
eller derdin
eller alışacaklar gözden kaybolmaya
ve ışık gelecek
ne güzel yalan söylerdin
sevgilim benim güzel dinim
işte bu kadar hatırlıyorum seni
ve bu bana yetiyor