31 Ocak 2017 Salı

İlişki Denen Şeyin Bir Kısmının Bencesi

Böyle uzun başlıklar yazınca daha bir fiyakalı gibi algılanıyor bence yazılan. Bence "bence" çok önemli bir şey. E bu da kişisel bir blog olduğuna göre yazdıklarım sadece ve sadece beni bağlıyor ne güzel. Efendim bugün sizlere ilişki denen şeyin üzerine naçizane fikirlerimi yazacağım. "Neden böyle yapacaksın Ruşen?" dediğinizi duyar gibiyim (buraya bir gülücük) Cevap çok basit derdim var arkadaşlar, dostlar. Bu gençlik nereye gidiyor, bu insanlar "ilişki" denen şeye neden öcü gibi bakıyor, neden sağlam temelli ilişkilerden korkuyorlar, neden sorumluluk denen şeyden fersah fersah kaçıyorlar gibi sorular kuş beynimi didikleyip duruyor. Buraya kadar sulu sulu, bol gülücüklü yazdım sonrası fena. Bence hikayesi önemli demiştim bu yüzden her cümlenin başına "bence" yazdığımı hayal etmenizde benim için hiçbir sakınca yok hatta fayda var. 

İki kişilik bir dünya ile iki kişini kurduğu bir dünya arasında dağlar kadar fark vardır. Bir ilişkinin içinde istesek de istemesek de iki farklı hayat vardır zaten, önemli olan bu hayatların gizli saklı olmamasıdır, önemli olan ortak paydayı arttırmaktır, önemli olan bir hayatın diğer hayata ya da ortak paydaya zarar vermemesi hatta belki de güçlendirmesidir.

Kim ne derse desin, kim ne düşünürse düşünsün; seven insan (kadın ya da erkek) kıskanır, bunda da önemli olan paranoyaklaşmamak ve paranoyaklaştırmamaktır. Kimse sevdiği insanın duvarlarına çarpmaktan zevk almaz. İnsan doğası gereği bilmek, öğrenmek ister. Bir ilişkide gereksiz yere sırlar, gizemler yaratmak o ilişkiye sadece zarar verir. 

Dozunda şüphe iyidir zira dünya sadece iyi ya da sadece kötü insanlardan oluşmuyor. Hem iyi var hem kötü, bunu şüphe duymadan herkese yanaşarak anlamaya çalışırsan canın çok yanar. Paranoyak olmakla temkinli olmak aynı şey değildir. Kapılarınızı herkese eşit oranda açarsanız hayatınızdaki kimsenin kimseden farkı kalmaz. Bir ilişkide kimse “herkes” gibi olmak istemez.

Herkesin hayalleri var elbet. Yaşamak istediği bir hayat standartı ve buna bağlı bir sürü şey; seyahat etmek, keşfetmek, tatil yapabilmek, eğlenebilmek, okumak, yazmak ve yazmakla bitmeyecek bir sürü şey. Ama bir ilişki yaşarken tek başına dünya turuna çıkma hayali kurmak ortak paydadan uzaklaşmaktır. İlişkide ortak hayallere sahip olmak ya da birlikte; yeni ve ortak hayaller kurabilmek önemlidir.

İki insanın birlikte olması kadar ayrılması da normaldir. Fakat bir gün ayrılırsam diye yaşamak yine o ilişkiden çalmaktır aslında. İlişki kadar ayrılık da sorumluluktur. Ve bazı şeyleri sadece olduğunda yaşar insan ya olursa diye yaşamaz. İnsanlar bir ilişki yaşayıp ömürlerinin büyük bir kısmını geçirdiklerinde ve nihayetinde bu ilişkiden soğuduklarında ömürlerini kaybetmiş olmazlar. Kötü bir ilişkiyi zorla sürdürmenin anlamı yoktur elbet. Ama kötü olma ihtimali olduğu için bir şeyleri yaşamadan es geçmek de büyük bir hata olmaz mı?  Anne ve babanız ayrıldığında misal bu bütün yaşadıklarının yanlış olduğu, ömürlerinin boşa geçtiği anlamına mı gelmelidir hemen? Ya yaşanan güzel şeyler? Ya siz? Yoksa siz bir güzel meyve değil misiniz?

Ne istediğinizi de ne istemediğinizi de bilin. Kimseyi oyalamayın buna kendiniz de dahil. Bir insanı üzmemenin en doğru yolu önce kendinizi sonra onu anlamaktan ya da en azından buna çabalamaktan geçer. Bencilliğin yerine empatiyi koymalı insan.
Herkes içinde bulunduğu çağa sitem eder ve geçmişi özler fakat unutmayın on sene sonra da böyle olacak ve özlediğiniz geçmiş bugün olacak. Dünü ya da yarını değil bugünü yaşayın. Dünyada yadsınamaz bir gerçek var yaşam iki kişinin bir olmasından doğar. Ya da şöyle mi söyleyeyim ot da bir mucize elbet ve fakat ot değilsek şayet yaşam ikinin bir olmasından doğar.

Şimdilik diyeceklerim bu kadar bakarsınız en başta yazdığım kafamı kurcalayan şeylere dair çok gereksiz düşüncelerimi yazmaya devam ederim belli mi olur.
Ve lütfen unutmayın ne bu yazıdan ne de bir başkasından yol tarifi almaya ihtiyacınız yok. Bunlar sadece benceler.
Saygılar, sevgiler ya da size ne gerekiyorsa ;)