21 Eylül 2007 Cuma

Burası Türkiye

Düşünün, İstiklal Caddesinde yürürken sokak çalgıcılarının sesine kulak veriyor ve yanlarına doğru geçip onları dinlemeye/izlemeye başlıyorsunuz. Fakat aniden bir polis ekibi yanaşıyor yanınıza ve orayı boşaltma emrini veriyor size hem de küfür ve benzeri ithamlarda bulunarak. Sebebini anlamaya çalışıyorsunuz fakat size sebep söyleyen yok... Olay yerindeki turistlere herhangi bir şey söyleyecek biri zaten yok (ben ve yanımda bulunan arkadaşım hariç). İşte bu noktada alkolün de etkisiyle sizinle aynı kalabalıkta yer alan biri isyan ediyor polise... Alkollü olduğunu görünce ‘’öff bir de bu çıktı şimdi’’ diyeceği geliyor insanın ama bir de bakıyorsunuz ki polis memurundan daha mantıklı konuşuyor bu alkollü şahıs... Polisten bir özür bekliyorsunuz, yok... En azından susar da hatasını kabullenir diyorsun o da yok, aksine gürlemeye başlıyor polis memuru vatandaşına... ‘’Seni sevmiyorum’’ diye bağırıyor iki ‘’taraf’’ da birbirine... Derken bu sefer olay yerine daha sert bir polis ekibi geliyor ve bahsi geçen alkollü şahsa vurmaya başlıyorlar... Bu noktada araya girmeye çalışan arkadaşım da bir darbe alıyor. Artık ben de dayanamıyorum ona neden vurdunuz diyorum bu sefer de ben bir darbe yiyorum... Arkadaşımı tutup çekiyorum yanlarından. Biraz uzaklaşıp ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz... Bunlar gerçekten oldu mu diyoruz birbirimize işte tam bu sırada az önce aynı kalabalıkta yan yana durduğumuz turistler geliyorlar yanımıza ve polislerin bize neden vurduklarını soruyorlar... Neyse onlara verdiğimiz cevabın çok da önemi yok...
Geçenlerde okuduğum bir haber aklıma yaşadığım bu olayı getirdi.
Neydi peki o haber aynen başlığını yazıyorum ‘’ İHD’den ‘Beyoğlu’nda işkence var’ raporu’’ NTVMSNBC haberi...
Okuyorum haberi... Festus Okey diye birinden bahsediyor; gözaltında öldürülmüş habere göre...
Sonra Emniyetten açıklama geliyor; ‘’Festus Okey bir polis memurunun silahını almaya çalışmış ve çıkan arbedede silahın ateş alması ile hayatını kaybetmiş.’’ Film gibi değil mi ?.. Değil işte... İnsanlık hali olur böyle şeyler öyle değil mi ?.. Olur olur bal gibi olur... Bu kadarla da bitmiyor olay soruşturma devam ediyor, Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı'nın hazırladığı iddianame, polis Cengiz Y. için 'bilinçli taksirle öldürme' den 4.5'tan 9 yıla hapis istiyor. Kanıtlar incelenmeye başlıyor fakat o da ne en önemli kanıt yani Festus Okey’in kanlı gömleği ortada yok... Bu gömlek ne işe mi yarayacak Festus Okey’e isabet eden kurşunun hangi mesafeden ateşlendiğini söyleyecek bu gömlek, ama yok ortada... Bu davanın nasıl sonuçlanacağını gerçekten merak ediyorum...





Belki merak edeniniz olmuştur söyleyeyim turistlere ne cevap verdiğimizi, ‘’burası Türkiye’’ dedik...

Ben bitirmeyeyim bu yazıyı Can Yücel bitirsin ;

metin'in kafasinda bir darp var


polis karakolundan morga kadar

mosmor

bir darbe var yüreğimizde beynimizde

soruyor bir işaret fişeği

biz ölerek mi yaşamayı öğreneceğiz hala...


* Hep yıldönümlerinde mi hatırlayacağız bazı şeyleri... Böyle bir olayın ardından bu yazı Metin Göktepe’ye ithaf olsun efendim...


Hiç yorum yok: