26 Eylül 2020 Cumartesi

Kül

kendimi koyduğum bu yer neresidir?

elinde şimdi kalbim

ve öpüşün en sıcak günün güzel rüzgarıydı

taştan su sıkar gibi ellerin

oysa akan birikenlerim sıktığın yumruktan


çalan şarkıyla geldi yandığın aklıma

bana değil

gününe gölge düşüren hayalete

oysa seviştiğin bendim

yanan o kavruk beden

peki şimdi kim seviştiğin?

bu kez hangi beden

ve söyle kimi aldatıyorsun aslında sen?

ben değil

hayalet hiç değil..


neden duramam artık burada?

seninle titredi içimdeki kırmızı meyve

elbet duracaktı bir gün

içim içine sığmadı

duydum da inanmadım öldü şimdi


mavi harelerin

artık yalnız benim harabelerim

ve sen bu denli densiz

benden daha bensiz

bense hepten sensiz olma zorunluluk hali gerisi

hepsi bu


hüznüm kalıcı değil

zaten artık benim değil

çünkü yazdım ve gök ağladı üzerime

bitsin diye değil çünkü bitti

daha fazla yanamazdım

rengim gri

daha fazla yanmazdım

gri rengim

yanacak daha fazla yerim yoktu

çünkü kül rengim


şimdi bu hissizlik normal değil

ama yeni bir şey de değil

galiba dağılıyorum

ve birleştiğimde yeniden

ortaya ne çıkacak bilmiyorum

her seferinde başka bir şey oldum

değişmesin istedim aslında hiç

ne renk

ne koku

ne tad

ama değişmeyen tek şey bu renk


oysa altında biz olan bir tavandan başka neydi

dileğim

üstelik altında biz olunca her tavan bizimken

en çok da gök

ve kaçtığın her tavan bizimdi bir zaman

farkında değildin ve acıydı bu

sadece tadıma bakman gibi

ve kavuşamadım sana

daha mı ağır olmalı bu?