kendimi koyduğum bu yer neresidir?
elinde şimdi kalbim
ve öpüşün en sıcak günün güzel rüzgarıydı
taştan su sıkar gibi ellerin
oysa akan birikenlerim sıktığın yumruktan
çalan şarkıyla geldi yandığın aklıma
bana değil
gününe gölge düşüren hayalete
oysa seviştiğin bendim
yanan o kavruk beden
peki şimdi kim seviştiğin?
bu kez hangi beden
ve söyle kimi aldatıyorsun aslında sen?
ben değil
hayalet hiç değil..
neden duramam artık burada?
seninle titredi içimdeki kırmızı meyve
elbet duracaktı bir gün
içim içine sığmadı
duydum da inanmadım öldü şimdi
mavi harelerin
artık yalnız benim harabelerim
ve sen bu denli densiz
benden daha bensiz
bense hepten sensiz olma zorunluluk hali gerisi
hepsi bu
hüznüm kalıcı değil
zaten artık benim değil
çünkü yazdım ve gök ağladı üzerime
bitsin diye değil çünkü bitti
daha fazla yanamazdım
rengim gri
daha fazla yanmazdım
gri rengim
yanacak daha fazla yerim yoktu
çünkü kül rengim
şimdi bu hissizlik normal değil
ama yeni bir şey de değil
galiba dağılıyorum
ve birleştiğimde yeniden
ortaya ne çıkacak bilmiyorum
her seferinde başka bir şey oldum
değişmesin istedim aslında hiç
ne renk
ne koku
ne tad
ama değişmeyen tek şey bu renk
oysa altında biz olan bir tavandan başka neydi
dileğim
üstelik altında biz olunca her tavan bizimken
en çok da gök
ve kaçtığın her tavan bizimdi bir zaman
farkında değildin ve acıydı bu
sadece tadıma bakman gibi
ve kavuşamadım sana
daha mı ağır olmalı bu?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder